Mustafa Ali ÖZTÜRK

Tarih: 04.12.2016 17:24

SANA HAYAT VEREN ELLERE DOKUNMA

Facebook Twitter Linked-in

Toplumlar var oluşundan bu yana hayatta kalmak için savaşmaktadır. Gerçekleştirilen tüm faaliyetlerin ortak amacı budur. Hayatta kalabilmeyi başaran toplumların ikinci amacı ise sağlıklı olarak hayatın sürdürülmesidir. Sağlık, günlük hayatın kaynağıdır. ?Sağlıklı olmak, temel bir ihtiyaçtır ve onsuz diğer mal ve hizmetlerin anlamı yoktur? Bu nedenle sağlık kavramının önemi tartışılamaz. (WHO 1981, 19-29).

Sağlık kavramı göreceli bir kavram olduğundan tanımlanması da değişiklik göstermektedir.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ-WHO) ?nün 1948´deki tanımına göre ?sağlık "yalnızca hastalık ya da sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam iyilik durumudur? denilmektedir (Akın 2007, 17).Sağlık hizmetleri ise hastalıkların teşhis, tedavi ve rehabilitasyonu yanında, hastalıkların önlenmesi ve toplum ve bireyin sağlık düzeyinin geliştirilmesi ile ilgili faaliyetler bütünü anlamına gelmektedir (Kavuncubaşı 2000, 34).

Son zamanlarda insana hayat veren ellere sağlık hizmetlerinin verilmeye çalışıldığı çeşitli zaman ve mekanlarda şiddetin her türlüsü uygulanmaktadır. Dünya sağlık örgütünün tanımına göre sağlıkta şiddet, ?hasta, hasta yakınları veya diğer herhangi bir bireyden gelen, sağlık çalışanı için risk oluşturan; tehdit davranışı ,sözel tehdit, ekonomik istismar, fiziksel saldırı ve cinsel saldırıdan oluşan durum? olarak tanımlanmıştır.Bu durumu örnekleyen birkaç haber başlığını örnek verecek olursak:

Sakarya´da bir Aile Hekimi bıçaklandı, ölümden döndü! Şanlıurfa´da ambulans şoförüne saldırıldı. Osmaniye Devlet Hastanesi başhekim ve başhekim yardımcısını darp ettiler. Hastanede doktoru bıçaklayıp intihar etti. Samsun Büyük Anadolu Hastanesinde uğradığı saldırıda bir doktor hayatını kaybetti.Kula Devlet Hastanesinde bir hekim şiddete maruz kaldı! Bu başlıklardan yüzlercesi internette mevcut.

Bu konudaki istatistiklere bir göz gezdirdiğimde; Doktorların herhangi bir şiddet türüne maruz kalma oranları %94,9 ile tüm meslek grupları içinde en yüksek olanı olduğunu ve  Türkiye´de her saat başı bir sağlık çalışanı şiddet gördüğünü öğrendim. Yayınlanan bir çalışmada, ülkemizde %44.7 sağlık personelinin şiddete maruz kaldığı rapor edilmiş. Bununla birlikte, başka bir raporda 1300 sağlık çalışanı ile yapılan görüşmenin değerlendirildiği bir çalışmada 1128 (%86,8) sağlık çalışanın meslek hayatları boyunca en az 1 kez şiddete uğradığını bildirdiği rapor edilmiş.

Bir vatandaş olarak yukarıdaki istatistikler beni feci şekilde tedirgin etti. Çünkü saatlerce nöbet tutup bir kişiyi daha tedavi edebilmenin derdiyle yanan bu insanlar saygıyı gerçekten hak ediyor, şiddeti asla hak etmiyor. Sağlık çalışanlarının yaşatmak için yaşamaya ihtiyacı var. Ayrıca el kaldırdığınız o güzel insanlara yine yeniden ve her zaman muhtaçsınız ve de muhtaç olmaya da devam edeceksiniz.

Bir sağlık çalışanı haklı olarak soruyor: "Beyaz önlük yerine çelik yelek mi giyelim?" Bir diğeri ise canı yanmış ve bize şöyle sesleniyor: "Bir tane doktoru 20-30 kişi hastahanenin içinde dövecek sonra 3 kişi tutuklanacak bu mu adalet? Bir başka kardeşimiz ise uğradığı haksızlığı şöyle dile getiriyor: Hak aramanın da bir adabı var. Sana yardım eden, hayat veren ellere nankör olma. Hakaret ediyorsun; ama yine ona muhtaçsın. Ondan yardım istiyorsun. Nankörlük yapma!"

Biz ki toplum olarak "Sana taş atana gül at!" diyen bir Peygamberin ahlak mirasından insana sağlık kazandıran insanları sağlığından eden ahlaksızlığa ne zaman geldik? Doğrusu şaşmamak ve üzülmemek elde değil.Ölmek değil yaşamak ve yaşatmak istiyor bu insanlar. Amaçları ve işleri şifaya vesile olmak olan sağlık çalışanlarını hastaların ya da yakınlarının  düşman gibi görmesi işleri sadece çıkmaza sürükler. Sağlık çalışanlarını çalışamaz hale getirir ki bu da bir felakettir.

Sağlıkçılar insanlığa hizmet ediyor, insanlığın sağlığına hizmet ediyor, insan türünün devamı ve mutlu bir şekilde yaşayabilmesi için çabalıyor.  Sağlıkçıyı sadece sağlıkçı savunmamalı. Halk sağlık çalışanına sahip çıkmalı, sağlığımız için çabalayan bu cesur yürekli insanları korumalıyız! Düşünün bir günlüğüne önlük çıkardıklarını, bakalım doktorsuz, hemşiresiz ne yapacağız. Ne kadar insan mağdur olacak; hatta mahvolacak.

Son tahlilde şiddetin her türlüsü yanlıştır. İnsanlara yardım etmek için çabalayan sağlık çalışanlarına şiddet daha da yanlıştır. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete çok ağır cezalar uygulanmalıdır. Maruz kaldıkları şiddet ve baskılar sonucu her geçen gün biraz daha fazla tükendiğini hisseden sağlık çalışanlarımız için acilen caydırıcı nitelikte şiddet yasası çıkarılsın! Hasta hakları denilen şeyi bizim insanımız doktora, hemşireye saldırma hakkı olarak algılıyor. Bu yanlış algıyı düzeltelim.Cana can katan ellere vurmamalıyız, sağlıkta şiddetin her türlüsünü kınıyorum.Hekimlere ve diğer sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti ancak hep birlikte durdurabiliriz. Sağlıkta şiddete hayır!

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —