Aşırı iftar ve sahurlarla sağlığımızı tehlikeye atmayalım!
Kontrolsüz bir şekilde, aşırı iftar ve sahur yemekleri, reflü, gastrit gibi mide hastalıkları yanında, tansiyon ve kan şekeri düzeylerinde ciddi değişikliklere yol açmaktadır.
Sağlıklı kişilerde, uzun süre aç kalmalarda, kan şekeri düşmeye başladığında, vücutta salgılanan hormonların etkisiyle normal düzeylere çıkarılmaktadır. Yani hipoglisemiye fizyolojik bir cevap olarak, insülin hormonu azalırken, kan şekerini düşmesini engellemek için glukagon, adrenalin, kortizol ve büyüme hormonu kana salgılanır.
Şeker hastalarında ya da gizli şekeri olanlarda, uzun süren açlıklarda, metabolik denge bozulabilir.
Kan şekerinin düşmesi yani hipoglisemi, baş ağrısı, baş dönmesi, sinirlilik, terleme, bulanık görme, sersemlik, uyuklama, kafa karışıklığına yol açabilmektedir.
Kan şekeri düzeyinde sık sık değişikler ortaya çıkabilir. Bu sebeple diyabet hastalarının, doktor kontrolünde ve tavsiyelerine göre oruç tutmaları çok önemlidir. Çünkü beslenmesi ve ilaç dozlarının ayarlanması gerekir. Hatta en güzeli, vakit geçirmeden sağlık kontrolünden geçirilerek, karaciğer, kalp böbrekle ilgili bazı metabolik testlerini yaptırmalıdırlar.
Özellikle uzun süren açlıktan sonra, iftarda hızlı, aşırı, çok çeşit yemek, hipogliseminin tam tersi kan şekerini hızla yükselterek, yine hiperglisemi gibi önemli bir sağlık sorununa yol açabilir.
Bu sebeple, iftarda çorba gibi gibi hafif bir yemek sonrası ara verilerek, daha sonra diğer besinler alınabilir. Hipoglisemik indeksi düşük, yani kan şekerini hızlı yükseltmeyen sebze yemekleri tercih edilmelidir.
İçecek olarak da meşrubat ve meyve suları yerine, sıvı ve mineral kaybını karşılamak üzere su, maden suyu, ayran, açık çay içilmelidir.
Ramazan da uyku düzeni ve ritmi değişmektedir. Sahura kadar uyanık kalmak yerine, istirahate de önem vermek gerekir.
Gündüzleri, çok sıcaklarda ve güneşte kalmamaları, zaman zaman serinlemek için el, yüz ve ayaklarını yıkayabilirler.
Özellikle ramazanın ilk günlerinde olmak üzere, şeker hastaları, gün içinde birkaç defa ve iftar sonrasında, kan şekeri ölçüm cihazlarıyla şeker değerlerini kontrol etmelidir. Aşırı düşme ve yükselme durumlarında, bir sağlık kuruluşuna gitmelidirler.
Sonuç olarak, iftar ve sahurda, kan şekerinizin hızlı bir şekilde yükselmesine neden olan şekerli besinlere, tatlı ve yağlı besinler yerine, sağlıklı besinleri tercih etmeliyiz ki, sadece mide ve bağırsaklarımız değil, karaciğer, kalp-damar ve beyin başta olmak üzere vücudumuzdaki bütün organlarımız rahatlasın.
Beyaz ekmek yerine, tam tahıl ekmeği, yulaf veya çavdar ekmeği tüketin.
Kırmızı eti azaltarak, tavuk ve balık yiyin.
Kuru baklagilleri sofranızdan eksik etmeyin.
Mevsim sebzelerinden hazırlayacağınız salatalar ya da yemekler mutlaka sofranızda olsun.
Süt, yoğurt, peynir gibi süt ürünlerini düzenli tüketin.
Asitli ve şekerli içecekler yerine su ve ayran için.
Meyve suyu yerine mevsim meyvelerini tercih edin.
Yemeklerde daha az yağ ve daha az tuz kullanın.
Beyaz undan yapılan, makarna, kek, poğaça, kurabiye, bisküviden kaçının.
Kaymak, krema, hazır salata sosları, mayonez, cips gibi çok yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden sakının.
Tatlı yememeye çalışın. Tatlısız olmaz diyenlerdenseniz en fazla haftada iki gün sütlü tatlı tüketin.