NELER GÖRDÜ BU GÖZLER
Bu bir hikâye değil, masal hiç değil. Türkiye’min siyaset fırtınasıdır.
Daha öğrencilik yıllarımızda Güneş Motel transferini gördük.
Bir sabah kalktık ki, 12 Eylül darbesi. 1960 27 Mayısı hatırlama ama artık gün gün biliyoruz. Bir gün bile okula gitmeyen babamın anlattıkları ve yaşadıklarını, nasıl götürüldüğünü anlatmıştı. Babamın beni siyasetten uzak tutmak istediğini ancak şimdi daha iyi anlıyorum. Aynı kaderi paylaşmak da varmış. Karakollar, görevden atılmalar. Ben çok şanslıymışım. Birçok arkadaşımız hayatının en güzel yıllarını zindanlarda geçirdiğini, hatta sehpalarda can verdiğini yaşadık. O günkü hüzün ve acılar hala yüreğimizde. Merhum Halil Esendağ’ın babası Hacı Toker amcamızın yüzünde okumak da varmış.
Demirel’in fötr şapkasını gördük. Özal’ı yaşadık papatyaları gördük. Terörü bitirmek için gelen Evren’den sonra bölücü terörün şehir baskınlarını gördük. Başörtüsü mağdurlarını gördük.
Bizim fikir babamız Başbuğ Türkeş’in ani ölümünü gördük.
İdam edeceğiz diye iktidara gelenlerin sesini bile çıkaramadan yerine oturduğunu gördük.
Cay-simit hesabıyla iktidara geldiğini, simidi lüks olduğunu gördük. Derviş’in ekonomi planını gördük.
Babalar gibi satarız diyen Naylon fatura mucitlerini gördük.
Amerikan projesi FEFÖ’yü gördük. Pennsylvania ya gidenlerin vekil yapıldığı, bunlara çay satanların tutuklandığını gördük.
17-25 günlerini gördük, bir gün boyunca paraları sıfırlayamayan çocukları gördük. Banka açanların sıraya girdiğini gördük. Devir değişince bankada hesabı olanların tutuklandığını, ancak açanları yüksek makamlara geldiğini gördük.
Parsel, parsel satanların gördük!.
APO’yu asmak için ip atanların sadece ip bile atlayamadığını gördük. Türkiye’nin yerini haritada bile gösteremeyenlerin Cumhurbaşkanı adayı yapıldığını gördük.
Ergenekon, Balyoz, Ayışığı gibi operasyonlarla ordunun çökertildiğini gördük. Kozmik odaya girildiğini gördük. Genelkurmay başkanının terörist olarak tutuklandığını gördük. Mezardakilerin bile çıkarıp EVET oyu kullandırma isteyenleri alkışladık. Binali’leri, Davutoğularını, Süleymanları, Kanunlaşmayacağını söyleyenleri gördük.
Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesiyle 10 milyon mültecinin girişini gördük. En acısı giriş serbest çıkış yasak olduğunu gördük.
Teröriste Kurucu Önder diyerek TBMM’ye davet edenleri gördük.
Ev kirasının emekli maaşını geçtiğini gördük.
Dindar ve kindar nesil derken KOKO’cu nesle dönüşünü gördük. Gazeteci kılıklı rüşvetçileri gördük.
Atatürk’ün partisi olduğunu söyleyenleri Atatürk’ü hiç anlamadığını gördük. AKP’nin konvoyunda “DEVLETİN BAŞINA DEVLET GELECEK” diye slogan atanları gördük.
Anayasanın bilmem kaç defa değişmesine rağmen yetmez diyenleri gördük. Taa ki ülkenin bölünmesine elverişli olana kadar değiştirileceğinden korkarım.
Kamu ihale Kanununun 300 den fazla değiştiğini gördük.
Türkeş’in kızım dediğini söyleyenlerin Türkeş’i hiç anlamadığını gördük. Bir gecede parti değiştirenleri, mecliste tam gaz gördük.
Kılıçdaroğlu, Davutoğlu, Binali, Numan’ları, Fetih’leri gördük. Kardeşliğin bozulduğu Ülkücüleri gördük.
Kıyısındaki adaların gittiğini düşünmeden Lozan’ın tartışıldığını gördük.
Hayatını Kıbrıs için adayan Denktaş’ın ağlayarak evine döndüğünü gördük. MHP’nin İmralı’ya gidişini gördük.
15 Temmuz’u gördük, yaşadık.
Dostum hasan Dede bana yaz demeseydi, hiç niyetim yoktu. Bana sormuştu, vekil transferlerini anlatma mı istemişti. Bu kadar vahim olaylar varken bu transferler nedir ki!
Yaz dedin yazdım dostum.
Ya yazamadıklarımı anlatsam.
Sırası gelir Bir gün. ...
