Mustafa Ali ÖZTÜRK


20. YÜZYILIN SONUNDA BİR İNSANLIK TRAJEDİSİ ?HOCALI?

20. YÜZYILIN SONUNDA BİR İNSANLIK TRAJEDİSİ ?HOCALI?


Hocalı unutulmaz bir yaradır,

Bilsin cihan Ermeni maskaradır!

Bakmayın onun hep ağladığına,

Hem yüzü hem vicdanı kapkaradır!

Bugün soğuk bir şubat gecesi Ermeni katillerin elektrikleri kesip, tek çıkışı olan kasabanın yolunu kapatıp, sırf Türk-Müslüman diye işkenceyle öldürdükleri masumlar geldi aklıma. Yani Hocalı geldi aklıma...

Hocalı´da Müslüman Türk kanı oluk oluk aktı o elim gecede. Ağıtlar göz yaşlarına karıştı, bebeklerin çığlığı annelerin eceli olduğu o gecede. İnsanlık dondu kaldı, o kanlı gecede. Çığlıkların arşa vardığı ama dünyanın duymadığı o gecede...

Bundan tam 25 yıl önce Azerbaycan´nın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında katil sürüsü Ermeni terör kuvvetleri yüzlerce savunmasız Müslüman Türk´ü katletti. 336. Sovyet Mekanize Alayının da desteğini arkasına alıp Hocalı kasabasına giren cani Ermeniler; kadın, çocuk, erkek ayrımı yapmadan adice, akla hayale gelmeyecek işkenceli yöntemlerle eşine az rastlanır bir katliam gerçekleştirdiler. Adi Ermeni ve Rus cellatları Hocalı´yı o kara gecede kan gölüne çevirdiler.

Hocalı´da yaşananlar en hafif tabirle bir soykırımdı. Hocalı soykırımında 106´sı kadın,63´ü çocuk olmak üzere 613 kardeşimiz şehit edildi. 487 soydaşımız ağır yaralandı. Bin 275´i de rehin alındı. O gece Hocalı´ da yaşananlar BM Soykırım Anlaşmasının açık ihlaliydi ama dünya üzerinde kimsenin umrunda da değildi. Çünkü katledilenler Türk´tü.

Hocalı´daki katliamı organize eden isim ise çok tanıdık bir isim: ?Ermenistan Devlet Başkanı Katil Sarkisyan.? Şimdilerde Ermenistan Devlet Başkanı olan bu katil Serj Sarkisyan, Hocalı Katliamı´nın sorumlusu olan birliklerin başındaki iki adidenden biriydi ve bazı kaynaklara göre katliam emirlerinin sahibiydi. BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi´nin 2, 3, 5, 9 ve 17. maddelerinin ihlal edildiği Hocalı Katliamı´ndan ötürü Sarkisyan dahil kimse yargılanmadı. Bu acı gerçek de Türk Dünyası´nın uluslararası arenada ne kadar etkisiz olduğunun da bir açık göstergesi.

Sarkisyan, İngiliz araştırmacı Thomas de Wall´a verdiği bir röportajda o günlerden şu şekilde bahsediyor; ?Azerbaycanlılar Ermenilerin sivil halka karşı katliam yapmayacağını düşünmekteydiler. Biz bunu Azerbaycanlılara şaka yapmadığımızı göstermek amacıyla ibret olsun diye yaptık.? Yani adi sivil halka katliam yaptıklarını açıkça deklare ediyor. Uluslararası camia da Türk Dünyası da bu itirafı görmezden geliyor ya da gelmek zorunda kalıyor.

Hocalı vahşetinin tanığı bir Ermeni gazeteci olan Daud Kheriyan ise yazdığı kitapta kan donduran satırlara yer veriyor. Bu acı veren satırları sizinle paylaşmak istiyorum: ?Ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı´nın 1 kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı, yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hala yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şuşa´ya döndüm. Onlar Haç´ın hatırı için savaşa devam ettiler.? (´For The Sake of Cross´- Haçın Hatırı İçin, Sayfa: 62-63)

Yakın tarihin en acımasız katliamlarından olan Hocalı´da Ermeniler tarafından şehit edilen soydaşlarımıza Allah´tan rahmet diliyorum. Hocalı´ da Katledilen soydaşlarımızın hakkını takipte sadece dünya sessiz kalmamıştır, maalesef bizim milletimizin de duyarsızlığı kahredicidir! Hepimiz Hocalı´nın yasını tutmalıyız. Hepimizin kalbi Hocalı´da atmalı ve işgalin bitmesi için elimizden geleni yapmalıyız. Hocalının hesabını sormak için çalışmalıyız. Yeni Hocalı gibi katliamların olmaması için gereken neyse yapmalıyız.

İnsanlığa karşı işlenen bir suç olan Hocalı Katliamının 25. Yılında Azeri kardeşlerimizin yanında olmalıyız. 26 Şubat 1992´de yapılan Hocalı Soykırımını unutmayalım. Tarih tekerrür eder. Tarih tekerrür etmeden gerçekleri iyi kavramalı iyi analiz etmeli ve ona göre davranmalıyız. Son cümle  "Biz iki devlet, tek milletiz!"